Ankara Anlaşması, Blog

19 Ekim’de yapılan Parlamento oturumundan Ankara Anlaşmalılar için çıkan sonuçlar?

Boris Johnson’ın teoride EU komisyonu ile hemfikir olduğu anlaşma “Yeni Brexit Anlaşması” diye nitelenebilir, çünkü eski başbakan Theresa May’in geçitiğimiz Bahar ve Yaz aylarında, istifasından önce parlamentoya onaylatmaya çalıştığı anlaşmadan farklı. Yeni Brexit Anlaşması Kuzey İrlanda sorununa bir çözüm önerisi getiriyor, ancak bu gene de ülkeyi bölünmeye götürecek denli kargaşaya yol açtı. Kuzey İrlanda ve İskoçya kararlı bir şekilde anlaşmaya ve Brexit’e karşı duruyor. Gelinen noktada halktan Brexit’i isteyenlerin ciddi şekilde azaldığı kanısı yaygın, ancak ikinci referendum parlamentoda gündeme gelmiyor. Hükümetin ve muhalefetin referandumu halkın iradesinin gerçek sonucu olarak görmeye yönelik bir kanaati var. Her ne kadar bu referandumun finansmanı şaibeli ise de ve yanlış yönlendirici bilgilerle dolu kampanyalarla yürütülmüşse de gene de bu konudaki kanaat değişmedi. Cumartesi günkü oturumda ne Yeni Brexit Anlaşması ne de İkinci Referandum seçeneği oylandı. Dışarıdan gözlemleyenler olarak aslında Birleşik Krallık’ın bürokratik süreçler ile bir demokrasi mücadelesine girişmiş olduğunu görebiliyoruz. Boris Johnson’ın yasa olarak onaylanmış Benn’s Act’e rağmen “Uzatma istemektense bir hendekte ölürüm.” tarzındaki arabesk söylemleri halkı tedirgin etmişti. Benn’s Act “yaptım oldu” tarzı bir tutumu engelleyen ve Birleşik Krallık’ı hesapsız kitapsız bir anlaşmasız çıkıştan koruyan bir yasa olarak büyük işlev gördü.

Ardından Cumartesi günü “Letwin’s Act” yasası oylandı ve 16 oy gibi bir fark ile kabul edildi. Bu yasa da Yeni Brexit Anlaşması’nın incelenip ülke mevzuat, kanun ve kurallarına nasıl uygulanacağına ilişkin tasarılar ortaya çıkmadan oylamaya sunulmasını engelledi. Bu da Birleşik Krallik için bürokratik demokrasi mücadelesinin ikinci kalesi oldu. Bu yasanın onaylanması Yeni Brexit Anlaşması’nın 19 Ekim günü oylanmasının önünü kesti.

Sonuç olarak bu hafta ve gelecek hafta Yeni Brexit Anlaşması’ndaki prensiplerin ülkeye adapte edilebilirliği oylamalarla ele alınacak, detayları incelenecek.

Bütün bunlar olurken Benn’s Act kapsamında Boris Johnson, Brüksel’e uzatma isteğini göndermek zorunda kaldı. Ancak bunu yaparken de kendi kişisel duruşunu ek bir mektup halinde ulaştırdı. İmzasız bir mektup ile 31 Ocak 2020’ye kadar uzatma isterken, imzalı kişisel mektubunda aslında şahsen uzatmanın taraftarı olmadığı ve iki tarafa yıpratıcı etkiler yapacağına inandığıni dile getirdi. Bu da hali hazırda ülkede hoşnutsuzluk yaratıyor. Ancak uzatma isteği değerlendirmeye alındı. Uzatmaya kesin gözüyle bakıyoruz.

Ankara Anlaşması alanında uzmanlaşan bir göçmenlik firması olarak Brexit gündemini detaylı şekilde takip ediyoruz. İlk başvuruya hazırlananlar 31 Ocak 2020’yi bir sonraki deadline olarak dikkate alabilir. Başvurusunu yapmış ve beklemede olanların, politik düzlemdeki kargaşanın kendi vizelerinde soruna yol açacağı konusunda kaygılanmalarına gerek yok. Sonuçlar ilgili mevuzata göre değerlendirilerek bizlere ve sizlere bildirilecektir. Ankara Anlaşması kapsamında İngiltere vizesini almış olanlar da Brexit ardından haklarını kaybetmeyeceklerini Brexit Departmanı tarafından yayınlanan açıklama ile öğrenmişti. Bu konuda da herhangi bir geri adım on görmüyoruz.

Brexit sürecinde sizleri ilgilendiren bilgileri adım adım sosyal medyamızdan paylaşmaya gayret ettik. Hem yazılarımız hem videolarımızla güncel bilgi sunmaya devam edeceğiz.

Author


Avatar