70 Upper Street Angel, London, N1 0NY +44 794 872 17 67
Ankara Anlaşması, Blog
Boris Johnson’ın teoride EU komisyonu ile hemfikir olduğu anlaşma “Yeni Brexit Anlaşması” diye nitelenebilir, çünkü eski başbakan Theresa May’in geçtiğimiz Bahar ve Yaz aylarında, istifasından önce parlamentoya onaylatmaya çalıştığı anlaşmadan farklı. Yeni Brexit Anlaşması Kuzey İrlanda sorununa bir çözüm önerisi getiriyor, ancak bu gene de ülkeyi bölünmeye götürecek denli kargaşaya yol açtı. Kuzey İrlanda ve İskoçya kararlı bir şekilde anlaşmaya ve Brexit’e karşı duruyor. Gelinen noktada halktan Brexit’i isteyenlerin ciddi şekilde azaldığı kanısı yaygın, ancak ikinci referandum parlamentoda gündeme gelmiyor. Hükümetin ve muhalefetin referandumu halkın iradesinin gerçek sonucu olarak görmeye yönelik bir kanaati var. Her ne kadar bu referandumun finansmanı şaibeli ise de ve yanlış yönlendirici bilgilerle dolu kampanyalarla yürütülmüşse de gene de bu konudaki kanaat değişmedi. Cumartesi günkü oturumda ne Yeni Brexit Anlaşması ne de İkinci Referandum seçeneği oylandı. Dışarıdan gözlemleyenler olarak aslında Birleşik Krallık’ın bürokratik süreçler ile bir demokrasi mücadelesine girişmiş olduğunu görebiliyoruz. Boris Johnson’ın yasa olarak onaylanmış Benn’s Act’e rağmen “Uzatma istemektense bir hendekte ölürüm.” tarzındaki arabesk söylemleri halkı tedirgin etmişti. Benn’s Act “yaptım oldu” tarzı bir tutumu engelleyen ve Birleşik Krallık’ı hesapsız kitapsız bir anlaşmasız çıkıştan koruyan bir yasa olarak büyük işlev gördü.

Ardından Cumartesi günü “Letwin’s Act” yasası oylandı ve 16 oy gibi bir fark ile kabul edildi. Bu yasa da Yeni Brexit Anlaşması’nın incelenip ülke mevzuat, kanun ve kurallarına nasıl uygulanacağına ilişkin tasarılar ortaya çıkmadan oylamaya sunulmasını engelledi. Bu da Birleşik Krallık için bürokratik demokrasi mücadelesinin ikinci kalesi oldu. Bu yasanın onaylanması Yeni Brexit Anlaşması’nın 19 Ekim günü oylanmasının önünü kesti.

Sonuç olarak bu hafta ve gelecek hafta Yeni Brexit Anlaşması’ndaki prensiplerin ülkeye adapte edilebilirliği oylamalarla ele alınacak, detayları incelenecek.

Bütün bunlar olurken Benn’s Act kapsamında Boris Johnson, Brüksel’e uzatma isteğini göndermek zorunda kaldı. Ancak bunu yaparken de kendi kişisel duruşunu ek bir mektup halinde ulaştırdı. İmzasız bir mektup ile 31 Ocak 2020’ye kadar uzatma isterken, imzalı kişisel mektubunda aslında şahsen uzatmanın taraftarı olmadığı ve iki tarafa yıpratıcı etkiler yapacağına inandığını dile getirdi. Bu da hali hazırda ülkede hoşnutsuzluk yaratıyor. Ancak uzatma isteği değerlendirmeye alındı. Uzatmaya kesin gözüyle bakıyoruz.

Ankara Anlaşması alanında uzmanlaşan bir göçmenlik firması olarak Brexit gündemini detaylı şekilde takip ediyoruz. İlk başvuruya hazırlananlar 31 Ocak 2020’yi bir sonraki deadline olarak dikkate alabilir. Başvurusunu yapmış ve beklemede olanların, politik düzlemdeki kargaşanın kendi vizelerinde soruna yol açacağı konusunda kaygılanmalarına gerek yok. Sonuçlar ilgili mevzuata göre değerlendirilerek bizlere ve sizlere bildirilecektir. Ankara Anlaşması kapsamında İngiltere vizesini almış olanlar da Brexit ardından haklarını kaybetmeyeceklerini Brexit Departmanı tarafından yayınlanan açıklama ile öğrenmişti. Bu konuda da herhangi bir geri adım ön görmüyoruz.

Brexit sürecinde sizleri ilgilendiren bilgileri adım adım sosyal medyamızdan paylaşmaya gayret ettik. Hem yazılarımız hem videolarımızla güncel bilgi sunmaya devam edeceğiz.
0

Ingiltere’de yasamak isteyen, ya da yasayan Turk vatandaslari icin Boris Johnson ya da Jeremy Hunt gibi isimler sadece halkin sectigi politikacilar ve mecliste kararlar alan bir butunun parcalari olarak dusunulmesi gereken isimlerdi.

 

Gunumuzde ise bu konu cok farkli bir duzleme tasindi. 2016’da yapilan referandumla Avrupa Birligi’nden ayrilmaya karar veren Birlesik Krallik icin birlikten ayrilma zamani Mart 2019’du. Simdi bu sure uzadi ve gundemi gereginden fazla mesgul etmeye basladi.

 

Toplumla ilgili kararlar vererek kamu yararina olumlu etki edecek yasal duzenlemeleri gerceklestirmesi gereken kisiler ve kurumlar, siyasi hesaplar icin Brexit uzerinden siyaset yapmaya basladilar. Ulke sadece Brexit’in getirdigi/getirecegi problemler ve burokratik yukten dolayi degil, bu ilgisizlik sebebiyle de ekonomik ve sosyal zorluklar yasamaya basladi.

 

Insanlar detaylara odaklandiginda gercek problemleri unutmaya basliyor. Ornegin, devletler ve uluslararasi kuruluslar, gucu elinde bulunduran ve yaptirim gucu sahibi olan yapilar hizla cokus yasayan dunya ekosistemi ve kuresel isinma problemlerine mikro duzeyde mudahale etmeye calisiyorlar. Kisiler ve kurumlarin burokrasisinde kaybolan cozumler surekli buyuyen tehlikeyi engellemekte etkisiz kaliyor.



Ayni sekilde, Ingiliz politikasinda buyuyen sorunlar simdi de Muhafazakar (Tory) Parti’nin yani Theresa May’den sonra gelecek Ingiltere basbakaninin secilmesi konusuna indirgendi. Daha iki uc ay once parlementoda onlarca kombinasyonu denenen cozumlerin etkisizligi unutulmus, simdi ayni senaryoyu ve caresizligi Boris Jonhson’in mi yoksa Jeremy Hunt’un liderliginde mi tekrar yasayacagini secmek Ingiltere’nin gundemi. Iki aday da yeni cozumler uretmeden bos vaatlerle kararsiz bir parlementonun kararli cozumsuzlugune dogru istekli bir sekilde kampanyalarini devam ettiriyor.

 

Boris Johnson’in kiz arkadasiyla yasadigi tartisma ya da Hunt’in ‘Eylul’e kadar planim parlamentodan gecmezse No-Deal’a karar veririz’ demeci gibi mikro konular gundemi mesgul ediyor. Kimsenin aklina Boris Johnson’in 2016’da yuruttugu kampanyada NHS ile ilgili soylenen yalanlari desteklemesi ya da no-deal halinde ulkeye girisi saglanamayacak tibbi malzeme ya da gidalarin yol acacagi ivedi sorunlar gelmiyor. Avrupa Birligi ve Avrupa Birligi yasalari uzerinden iliskilerini yuruttugu ucuncu ulkelerle Ingiltere’nin iliskileri nasil duzenlenecek ve bu ulkelerin vatandaslarinin haklari ne olacak sorulari da halen askida.

 

Klise bir laf vardir, dogru cevaplari almak icin dogru sorulari sormak gerekir. Su an Ingiltere’de politikacilar ve medya bunu yapmiyor. Ingiltere’deki Turk toplulugu ve vize basvurulari ile buraya goc etmeye hazirlanan Turk vatandaslari icin soru isaretleri ve belirsiz atmosfer ic karartici. Belirsizlik en kotu senaryodan bile daha urkutucu olabiliyor bu durumlarda. Ozellikle Brexit’e kalan sure bu kadar kisa iken.

0

Ankara Anlaşması, Blog
Göçmenlik Hukuku üzerine öncü ve başarılı profiliyle bilinen Immigration Connection’dan, Göçmenlik Hukuku Uzmanı Nusra Şahin ile Ankara Anlaşması kapsamında ‘Contractor’ olarak çalışmanın detaylarını ve firma olarak verdikleri hizmetleri konuştuk.


* Ankara Anlaşması kapsamında ‘Contractor’ olarak çalışmanın tanımını bizlere yapar mısınız? 


Ankara Anlaşması ile Ingiltere’ye yerleşen vatandaşlarımız bu anlaşmaya başvurularını yaparken Ingiltere’de deneyim sahibi oldukları ve kendilerine güvendikleri alanda bir firma açılışı yapma durumundadırlar. Açtıkları bu firma ile bireysel hizmet verebilecekleri gibi; bu hizmeti veren başka bir firmada ‘Contractor’ ve ya ‘Consultant’ olarak çalışma hakkına sahiptirler. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus; firma ve kişi arasında yapılacak sözleşmede Ankara Anlaşması’na uygun, kişinin bir firma sahibi olarak hizmet verdiğinin ve fatura kestiğinin vurgulandığı maddelerin bulunmasıdır.

 * Ankara Anlaşma’lılar arasında ’Contractor’ olarak çalışmaya olan talep önceki yıllara göre daha fazla… Immigration Connection olarak sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir? Nasıl adımlar atıyorsunuz?

Immigration Connection olarak bu konuyla oldukça sıkı takip ediyor ve destekliyoruz… Firma olarak, şimdiye kadar kontrollü ve iradeli çalışma konusunda çığır açıcı olmaya özen gösterdik, gösteriyoruz. 2011 yılında Turkiye’deki Ingiltere Konsolosluğu, Ankara Anlaşması bünyesindeki ‘Contractor’ çalışma modelinin henüz farkında değilken ve bu hakları hakkında vatandaşlara açık açık bilgi paylaşımı yapamazken, Immigration Connection olarak yaptığımız başvurularla, ’Contractor’ olarak çalışma hakkına her zaman dikkat çekmeye çalıştık. Yeri geldi ret verdiler, açıkladık hakkımızı savunduk ve olumlu cevaplar aldık. Dolayısıyla emeklerimiz asla boşa gitmedi, konsolosluğun saygısını kazandık. O yıllardan günümüze kadar ‘Contractor’ olarak çalışmayı hedefleyen müvekkillerimizle çalışmamız ve onlara olan desteğimiz devam ediyor. 

 * ‘Contractor’ olarak çalışma modeli Ankara Anlaşma’lılar arasında hangi kesime daha çok hitap ediyor? 

‘Contractor’ olarak çalışmak, aslında toplumun çok büyük bir kesimine hitap etmektedir. Herkes saatlik ve günlük ücret kapsamında ‘Contractor’ olarak çalışabilir. Turkiye’de beyaz yaka olarak çalışmış ve alanında profesyonel olan kişiler bu çalışma şekline oldukça uygunlar… Firmamız bünyesinde ‘Contractor’ olarak çalışan bir çok müvekkilimiz bulunuyor.. Mimarlar, mühendisler, medya çalışanları, organizatörler, yazılımcılar, finansçılar, tasarımcılar ve öğretmenler bu alanda desteklediğimiz sektörlerdir. Bu şekilde sözleşmeli olarak çalışan müvekkillerimizin sıkıntı yaşamadan buradaki kültüre daha hızlı adapte olduğunu görüyoruz. 

 * Immigration Connection olarak bu alanda verdiğiniz hizmetler nelerdir?

Firma olarak, Ankara Anlaşması ’na başvuracak kişiden öncelikle iş ve akademik geçmişini talep ediyoruz ve iş planı konusunda uzman olan ekibimizle müvekkilimizin profiline uygun bir iş planını hazırlıyoruz. Şirket kaydını öncelikli olarak açıyor, şirket ve vereceği hizmet tanımını detaylı bir şekilde yapıyoruz. Müvekkilimizin dosyasında, sahip olduğu profesyonel alan özelinde, kurumlara işçi olarak değil de ‘Contractor’ ve ‘Consultant’ olarak hizmet verebileceğini belirtiyor ve B2B ilişkilerin nasıl yürüyeceğini kanıtlıyoruz. Olabildiğince şeffaf, dürüst ve teknik bilgiler içeren dosyalarımız, Home Office ile aramızdaki güveni bağını oluşturmada büyük önem taşıyor. 

Kendi bünyemizde sadece bu alanda çalışmalarını sürdüren Business Coach’larımız bulunuyor. Bu arkadaşlarımız bu stilde çalışan müvekkillerimizin business planlarıyla ilgileniyor, hizmet tanımlarını danışmanlığa uygun yapıyor, firmalarla aralarında yapılan kontratların uygunluğunu kontrol ediyor ve dikkat edilmesi gereken hususlara dikkat çekiyorlar. Business Coach’larımız bu konuya yabancı olan ve firmamızla henüz tanışmamış olan vatandaşlarımıza da Ankara Anlaşması kapsamında ‘Contractor’ ve ‘ Consultant’ çalışma stilleri hakkında bilgiler veriyor ve onları bu süreçte destekliyorlar.

 

 * Sosyal Medya’da ‘Contractor’ ve ‘Consultant’ konuları hakkında online seminerler düzenliyorsunuz. Bu seminerlerde neler konuşuluyor? Katılım için nereye başvurmak gerekiyor?

Bu seminerleri online olarak haftada bir düzenliyoruz. Seminer konularımızı, müvekkillerimizden ve bizlerle çalışmaya karar veren vatandaşlarımızın sorularıyla şekillendiriyoruz. Su ara sizlerle de konuştuğumuz gibi ‘Contractor’ ve ‘Consultant’ çalışma stili konusuna egildik. Bu seminerlerimiz, konuyla ilgili olan herkese açık ve ücretsiz. Business Coach’larımızın katılımıyla gerçekleşen bu seminerlerde konuyla ilgili açıklamaların ardından katılımcıların soruları cevaplıyor ve akıllarında herhangi bir soru işareti kalmamasını hedefliyoruz. 

Ister Turkiye’den, ister Ingiltere’den online seminerlerimize katılmak için aşağıdaki telefon numaralarına mesaj atabilir, yerinizi ayırtabilirsiniz…

UK Mobile: 079 4872 1767

UK Phone: 020 3135 0340

TR Mobile: 0553 276 09 06

0

Ankara Anlaşması, Blog

Home Office’in 25 Mart gecesi Ankara Anlaşması ilk başvuru ve uzatma başvurularında posta ile başvuru sistemini kaldırmasıyla başvuru sahiplerinin kafalarında pek çok soru belirdi. Bu değişiklik pek çok konuda başvuru şartlarını değiştirdi. Ancak tartışmasız en büyük değişiklik başvuru sahiplerinin dokümanlarını Home Office’e göndermeyip, kendileri tutabilmeleri oldu. Evet, bu pasaportunuz ve vizenizi de kapsıyor. Bu da akıllara bugünkü yazımızın konusu olan “Pasaportum var, geçerli vizem var. Başvurum içerideyken UK’den çıkabilir miyim?” sorusunu getiriyor.

Bu konuda pek çok çeşitli görüş bulunmakta ve bazı insanlar geçerli pasaportu ve vizesi olan kişilerin UK’den çıkabileceği ve geri girebileceği inancında. Her ne kadar bazıları bunu denemiş ve sorun yaşamamış olsa da ne yazık ki Britanya göçmenlik kanunlarına göre buna izin verilmiyor.United Kingdom Immigration Rules ya da genel göçmenlik kanunlarının 34J ve 34K maddeleri gereği gerek existing service (yani posta yöntemi), gerek new service (yani scan sistemi) ile başvurulduğunda, sebep her ne olursa olsun başvuru sahibi pasaportunu elinde tutsa dahi, başvurusu dahilinde Common Travel Area (bkz. Galler, İskoçya, İngiltere ve Kuzey İrlanda)’nın dışında çıkarsa başvurusu otomatik olarak geri çekilmiş, iptal edilmiş sayılıyor. Bu sadece Ankara Anlaşması başvuruları için değil bütün göçmenlik kategorileri için uygulanan göçmenlik kanunlarıdır.



Bu da sorumuzu cevaplıyor. Başvurunuz Home Office’e iletilmişken geçerli pasaport ve vizeniz olsa dahi UK’den dışarı çıkamazsınız. İlgili maddeleri okumak isteyenler için aşağıya birebir alıntılıyoruz. Okuduğunuz için teşekkürler.


Withdrawn applications for leave to remain in the United Kingdom
  • The proof of identity provided under paragraph 34(5) will be returned to the applicant whilst their application is being considered unless the Secretary of State considers it necessary to retain it. Where the Secretary of State has retained an applicant’s proof of identity and the applicant requests the return of their passport for the purpose of travel outside the common travel area, the application for leave shall, provided it has not already been determined, be treated as withdrawn on the date that request is received by the Home Office.
  •  
  • Where proof of identity provided under paragraph 34(5) has been returned to the applicant pending a decision on their application for leave to remain and the applicant travels outside the common travel area their application for leave to remain shall, provided that it has not been determined, be treated as withdrawn on the date that the applicant left the common travel area.
0

WhatsApp chat