70 Upper Street Angel, London, N1 0NY +44 794 872 17 67
Blog
Büyük hayallerle ve ciddi emeklerle hazırlanan Ankara Anlaşması ilk başvurularında, sonuç bazen beklendiği gibi olmayabiliyor. Firma olarak hem haklı hem haksız nedenlerle verilmiş ret nedenleri ile yıllardır karşılaşıyoruz. Kişilerin dosyalarındaki eksiklikler ve bilgi karmaşasına ek olarak değerlendirme hataları da dikkat çekiyor.

Şu dönemde Türkiye’de ret yanıtlarının arttığını gözlemliyoruz ve toplumumuzda daha da artacağı yönünde bazı kaygılar var. Sosyal medyada Abu Dabi’ deki konsolosluğa giden başvurulara dönüşlerle ile ilgili yayılan bilgiler mevcut. İster Abu Dhabi olsun ister Sheffield ekibi incelemesi olsun; dosyaların incelenmesinde verilerde yanlış değerlendirmeler olduğunu ve dosyanın bir bütün olarak ele alınmadığını gözlemledik. Eklenen dokümanlardan bazılarının görülmediği, konulan dokümanların incelenmesinin yanlış yapıldığı da dikkati çekmektedir. Bu hatalarla ilgili müvekkillerimizi mağdur etmemek için, dosyalarında gerekli açıklamaları yapıp kendilerinden de gerekli beyanatları yazılı olarak alıp tekrar başvuru yaparak doğan sıkıntıları gidermeye çalıştık. İkinci başvurularını da aynı belgelerle, açıklayıcı ve detaylandırıcı düzenlemelerle, savunma notları ekleyip, değerlendirme hatalarına dikkat çekerek tekrar sunuyoruz.

İş planlarında, pandemiye ilişkin verilere, bu verilere uygun istatistiklere ve açıklamalara yer verilmesini, kişinin kendi servislerini mevcut ortama nasıl uyarlayacağına ilişkin çözümlerini de dosyasına eklemesini tavsiye ederiz.
Brexit dönemiyle beraber bu anlaşmayı suistimal edenlerin çoğalması da bu retlerde etkili oldu. Birleşik Krallık’ ta iş kurma planı olmayan ama bu vize türünü bir avantaj olarak kullanmaya çalışan kişileri tespit etmek için bir hakikilik denetlemesi göze çarpıyor. Bu bağlamda, Türkiye’den yapılan Ankara Anlaşması başvurularına görüşme metodunun da eklendiğini gozlemliyoruz.

Bu dönemde yığılan başvuruların büyük bir kısmının süreç için hazırlıklı olmayan dosyalardan oluştuğuyla alakalı duyumlar aldık. Son anda yapılmaya çalışılan, özensiz, eksik, gerçekçi olmayan belgeler içeren başvuruların, bazı bölgelerde toplu retlere de sebep olduğu, gelen bilgiler arasında. Bu eğilimin bütün ülkeye yönelmesi ve negatif puan yaratması riskine karşı, verileri birkaç dayanakla kanıtlayarak, çok daha açıklayıcı davranarak çeşitli önlemler aldık, dosyaya ek beyanatlar koyarak, bütünsel dosya incelemesinin önemini vurguladık, tekrar eden değerlendirme hatalarını vurguladık. Bizi takip eden vatandaşlarımıza da bu şekilde hareket etmelerini öneririz.

Görüşme tekniği, hakikilik denetlemesi yapılmak istendiğinde, şüphe doğduğunda, ya da memurun tatmin olmadığı durumlarda gerçekleştirilebiliyor. Görüşmeye iyi hazırlanıp, yeterli açıklamaları yapmak, iş planına hakim ve sadık olmak, tam bilgilenmek gerekiyor. Beyan ettiği işle ilgisi olmayan, finansal planları doğru yapamayan, neden, nasıl başarılı olacağını bilmeyenlerin ayıklandığı bir süreç oluyor bu. Görüşmeye iyi hazırlanmak, bilinçli, sakin bir şekilde katılmak gerekiyor.
 
31 Aralıktan sonra gelen retler ardından ikinci başvuru seçeneği kalmayacaktır. Bu noktada tek seçenek Administer Review (AR) başvurusudur. Dosyanın tekrar incelenmesi için basit itiraz niteliğinde olan bu işlem; gerçekten hatalı değerlendirme olduğuna emin olunan dosyalar için olumlu sonuç verebilir. AR başvurularının temel amacı, dosyaya tekrar bakılarak, yapilan açıklamalar ışığında kararın tekrar verilmesini istemektir. Bu itirazlarda yeni belgeler eklenememektedir, sadece açıklayıcı belge ve bilgiler eklenebilmektedir. Gerçekten dosyasına sunduğu evraklarla ilgili eksik ve hatalı çıkarımlar olanlar bu yolu seçmelidir.
 
Ankara anlaşmasında Administer Review (AR) başvurularında OISC Level 3 seviyesinde yetkili bir firma olarak danışmanlık hizmeti veriyoruz. Firmamızdan Administrative Review başvurunuz için destek almak isterseniz nusra@immigrationconnection.co.uk adresimizden direkt bana ulaşmanızı rica ederim.
 
Nusra Sahin
OISC Level 3, UK Immigration Law Specialist
Immigration Connection Ltd
0

Blog

UK’de hükümet CoViD-19 salgınından etkilenen işyerleri, iş sahipleri ve çalışanlar için yeni paketler açıkladı. Bu paketler daha önce kapsama alınmamış iş yerleri ve iş sahiplerinin bir kısmını kapsıyor. Böylece UK ekonomisinde mağdur bir kesim kalmamasının sağlanması amaçlanıyor.

Ankara Anlaşması ile İngiltere’ye gelmiş ve iş kurmuş kişiler için daha önce açıklanan paketler şirketinden kâr payı alan şirket sahiplerini kapsamıyordu. Ankara Anlaşması ile kendi limited şirketine sahip kişilerin yararlanabildiği imkanlar kısıtlıydı.

Nisan sonunda açıklanan ve Mayıs başında güncellenen ‘Bounce Back Loan Scheme’ (BBLS) kapsam dışı kalan iş sahiplerinin de bu dönemde başvurabilecekleri bir opsiyon oluşturdu. ‘Self-Employment Income Support’ ve ‘Business Interruption Loan Scheme’ ardından gelen BBLS, kriterleri karşılayan küçük orta boy işletmelere (KOBİ) kredi verilmesini öngörüyor.

Ufak bir iki istisna haricinde KOBİ’lerin başvurabildiği bu yardımda şirketler yıllık cirolarının %25’ini (bu rakam 50,000 pound’u aşmadığı sürece) kredi olarak alabiliyor. İhtiyacı olan şirketler bu krediyi aldıktan sonra bir yıllık erteleme ardından kredi geri ödemesi başlatılıyor. İlk yılın faizi de devlet tarafından karşılanıyor.

Bu krediyi karşılıksız bir çek olarak görenler ve şirketin kısa ve orta vadeli ihtiyaçları haricinde kullanmayı planlayanlar ileride başvurularında ve finansal durumlarında problemler yaşayabilir. Ankara Anlaşmalı göçmenlerin kredinin koşullarını ve amaçlarını iyice öğrenmeleri, bankalarından gerekli bilgilendirmeyi istemeleri ve krediyi aldıktan sonra da gerçek amacına paralel bir şekilde kullanmalarını öneririz. Banka kredisi kullanmanın getirdiği sorumlulukları öğrenerek, ödeme koşullarını anlayarak hem avantajlarının hem de girdikleri yükümlülüklerinin farkına vararak kişi ileride yaşayacağı sorunları engelleyebilir. Kredi kullanan kişilerin gerekli koşul ve yükümlülükleri öğrenmek kendi sorumluluğudur ve dürüst bir şekilde yaklaşılmalıdır. 

Bunları banka yetkilileri ile konuşarak, özellikle daha önce hiç hayatında kredi kullanmamış olanların kendi araştırma ve sorgulamalarını yapması önem taşımaktadır.

Firmamız kredi kullanımı ile ilgili danışmanlık vermemektedir. Bu konuda yetkili kişiler banka yetkilileridir. Göçmenlik hukuku firması olarak, bu kredilerin sağduyu çerçevesinde ve gereğine uygun kullanımının göçmenin sorumluluğunda olduğunu hatırlatmak ve bu durumda vizeye olumsuz etkisi olmayacağını duyurmak isteriz.

Müvekkillerimizin dosyalarında yer alan 
ekonomik destek paketi kullanımı ile ilgili gereken açıklamaları biz kendi müvekkillerimizin başvurularında üst yazılarda açıklamalı olarak ele alacağız.

Belirlenen 11 kredi kurumu aracılıyla başvurulan bu yardım hakkında daha çok bilgi almak için bankanızla görüşebilirsiniz.

0

Blog

Birleşik Krallık’ta (UK) COVID 19 sebebiyle uygulanan seyahat ve sokağa çıkışı kısıtlamaları iş sahipleri ve çalışanlar için zor şartlar yaratıyor. İngiltere’ye Ankara Anlaşması vizesi ile yerleşmek iş kurmak amacıyla gelmeyi düşünen ya da hali hazırda İngiltere’de işini devam ettiren kişiler, dünyada finansal olarak çalkantılı geçecek bu süreci konfor alanlarının dışında, evlerinden uzakta, başka bir ülkede geçirmek zorundalar.

UK’de hükümet finansal zorluklarla karşılaşan işyerlerine yönelik yardım paketleri açıkladı ve açıklamaya devam etmekte. Ancak devletin yardımları her işyerini kapsayacak genişlikte değil ve kapasitesi limitli. Buna ek olarak salgın sebebiyle yaşanan ekonomik çalkantının ne zaman durulacağı ve normale döneceği öngörülemiyor. Bu sebeplerden Ankara Anlaşması ile UK’de iş kurmuş olanlar ve iş kurmayı planlayanların önlerindeki dönemde yapacaklarını çok dikkatli planlamaları ve buna uygun davranmaları çok önem kazandı.

Böyle bir planlamanın başlangıç noktası da iş kurulmadan önce yazılacak olan Business Plan, yani iş planıdır. İş planı kurulacak olan işin yol haritasını çizer. Harita ne kadar net ise takip edilecek yol ve bu yolda sorunlarla karşılaşılırsa tercih edilecek alternatif rotalar da o kadar rahat bulunur. Ankara Anlaşması ilk başvurularında iş planı bu yüzden en önemli ve en detaylı dokümandır.

İş kurulumundan sonra da işin takibi, kontrolü ve gerekliyse alternatif rotalar belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardır. İçinden geçtiğimiz bu dönemde finansal ve hatta varoluşsal sorunlar yaşayan şirketler kendilerini denetleyerek ve yenileyerek hayatta kalmalıdır. Dolayısıyla Ankara Anlaşması uzatma başvurularında finansal ve yapısal konularda takip, kontrol ve yeniden yapılandırma daha da önem kazandı.

Immigration Connection olarak UK’de Ankara Anlaşması ile iş kurmayı planlayan müvekkillerimize Business Plan hizmetlerimiz ile sağlam bir rota çiziyoruz. İş planı yazarlarımız ve uzman danışmanlığımız sayesinde müvekkillerimiz bu tip zorlu dönemlere sağlam bir temel ile başlangıç yapabiliyorlar.

Aynı şekilde vize sonrası hizmetlerimiz olan workshop (vizeniz onaylandığında) ve 6.ay kontrolü (check-up) ile birlikte UK’e adaptasyon sürecinde müvekkillerimize işletmelerinin regülasyon ve kurallara uygunluğuyla ilgili konularda yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bu hizmetler müvekkillerimizin uzatma başvurularında daha kendine güvenli ve hazır olmasını sağlıyor.

Önceliğimiz böyle dönemlerden beraber ve sağlam çıkabilmek. Sizler de planlamanızı düzgün yaparak başında ya da ortasında olduğunuz bu yolculukta pusulasız kalmayın. İş planınızı ve ilk başvurunuzu görüşmek için bizimle iletişime geçin, görüşmelerimiz ücretsizdir.

0

Blog

Belirsizlik dönemleri zorlayıcıdır, ancak geleceğe ilişkin planlarımızı gözden geçirmek ve hayatımızda yeni bir sayfa açmak için de itici güç verir. Ankara Anlaşması alanında ilk başvuru yapmak isteyenlerden sıkça aldığımız sorular şunlar: CoViD–19 sürecinde Ankara Anlaşması’na başvurmak mantıklı olur mu? Başvurular devam edecek mi? Evde kaldığım bu dönemde gereken evrakları hazırlayabilir miyim?

Evet evrakları evde kalırken hazırlamanız mümkündür. Email yoluyla ve online olarak, dosya hazırlığı sorunsuz bir şekilde yürütülebilmekte. Hatta salgın nedeniyle sosyal hayata kısıtlama geldiği bu dönemde daha bile verimli çalışıldığını gözlemledik.

Ankara Anlaşması hakları devam ediyor ve yakın zamanda randevular tekrar başlayacaktır. Randevular açıldığında başvuruya gidebilecek şekilde dosyanız hazır bekleyebilirsiniz. Gerekli randevu organizasyonunu biz online olarak sizin adınıza yapıyor olacağız. Karar sürecinin 3 ay kadar sürdüğü de göz önüne alınırsa bu bekleme süresi de verimli kullanılmış olacak. Uçuş yasakları kalktığında ve iş dünyası yeniden hareketlendiğinde vakit kaybetmemiş olacaksınız.

Buna ek olarak İngiltere CoViD19 sebebiyle işçilere ve iş sahiplerine cömert yardımlarda bulundu. Bu sayede sürecin ardından piyasa çok zarara uğramadan normale dönmeyi başarabilir.

Hatırlamalıyız ki 31 Aralık 2020’de Brexit geçiş süreci tamamlanacağı için Ankara Anlaşması ilk başvuruları en son bu tarihe kadar gerçekleştirilebilecek. Bu başvuruyu yapmak isteyenler için çok kısıtlı bir süre var. Evraklarınızı eksiksiz beyan edebilmek, özgün ve özenli bir dosya hazırlamak ve risk almamak için işin uzmanlarıyla çalışmanız her zamankinden daha fazla önem kazanmıştır. Ret alındığı durumda tekrar tekrar deneme yapacak zaman kalmayabilir ya da ciddi retler ikinci başvuruda risk doğurabilir.

Immigration Connection olarak dosyayı bir iş proje dosyası olarak detaylı ve özgün bir şekilde hazırlıyor, belgeleri açıklayıcı bir üst yazı ile Home Office’e aktarıyoruz. Hata payını en aşağı çekmemize ek olarak ikinci taksidi vize onayınız gelince alıyoruz, böylece size bir hizmet garantisi sunmuş oluyoruz.

İleride doğacak yoğunluğu da düşünerek başvurularınızı ertelemeyip evde kaldığınız süreci dosya hazırlığı için kullanmanızı önemle tavsiye ediyoruz. Bu sürecin hayatınızda gecikmeye yol açmasına izin vermeyin.

Prosedürlerin Home Office tarafından yüzde yüz verimlilikle ve sağlıklı yürütülemediği bu kaotik dönemde, müvekkil adına yazışma yetkisi olan, UK bazlı bir resmi temsilci firma ile çalışmanın önemi bir kez daha reddedilemeyecek bir gerçek olarak gözler önüne serildi.

Unutmayın, bu tip yazışmaları sizin adınıza sadece yasal temsilciler yapabilir. Firmamız Level 3 seviyesinde yetkili bir firma olarak itirazlar da dahil olmak üzere ileri seviyede yetkilere sahiptir.

Baştan sona sizinle beraberiz.

#stayhome #evdekal

0

Blog
Covid-19 Salgını dolayısıyla hem profesyonel hizmet sağlayan freelance ve kontratlı çalışanlar hem de bir fiziksel mekandan hizmet veren Ankara Anlaşmalılar finansal olarak zor bir süreçten geçiyor. Son dönemde müvekkillerimizden ve Ankara Anlaşmalı diğer vatandaşlarımızdan sıkça gelen hükümetin yardım paketine ilişkin sorular için kısa bir bilgilendirme hazırladık.

– Ankara Anlaşmalı olarak hükümetin sunduğu destekten faydalanabilir miyim?

Yapılan açıklama herhangi bir vize kategorisinde sınırlama getirmeden tüm ticari faaliyet yürüten işletmeleri kapsamaktadır. Ancak sunulan desteğin çok önemli bir kısmı fiziksel iş yeri olan işletme sahiplerini kapsıyor. Bu destek kapsamına giren ana başlıklar aşağıdadır:

1. Vergi (Tax) ödemlerine ilişkin düzenleme
2. Kredi desteği
3. ‘Business rate’ ödemelerine ilişkin düzenleme
4. Hibe desteği

-Profesyonel servis veren bir sektördeyim, bir dükkan ya da ofisim yok, evden ya da müşterimin ofisinden freelance ya da kontratlı olarak servis veriyorum. Bahsedilen desteklerin hangisinden faydalanabiliyorum?

Yukarıda 1 ve 2 olarak numaralandırdığımız vergi ödemesine ve kredi desteğine ilişkin düzenlemelerden faydalanabiliyorsunuz. Bunları diğer paragraflarda detaylı açıkladık.

-Vergi ödemelerinde sorun yaşayanlar için sağlanacak desteğin kapsamı nedir ve nasıl başvuru yapılması gerekiyor?

Vergi ödemelerine ilişkin düzenleme hem işyeri sahibi olanları hem de profesyonel servis sağlayan firmaları kapsıyor. Yani fiziksel bir işyeri olmayan, kira ödemeyen kendi evinden veya müşterisinin ofisinden servis sağlayanlar bu destek için talepte bulunabilecek. Bahsi geçen destek vergi ödemesinde muafiyet şeklinde olmayacak ödeme planında düzenleme şeklinde olacaktır.

HMRC’ye iletilen tüm talepler bireysel koşullara göre değerlendirilecektir ve uygunluğuna göre planlanacaktır. Önceki dönemlerde gecikmeler ve ödeme konusunda sıkıntı yaşamış kişilerin durumunda yeni planlama için uygun görülmeme durumu söz konusu.

Vergi borcunuz varsa talebinizi iletmek için muhasebeciniz ile görüşebilir ya da 0800 0159 559 (HMRC özel destek hattı) numaralı telefondan destek alabilirsiniz. Gelecekteki bir vergi ödemesi için kaygılanıyorsanız, şu aşamada değil o dönem geldiğinde, daha yakın zamanda bu fırsatlardan yararlanmanız tavsiye ediliyor.

-Finansal zarar gören işletmelere nasıl bir kredi desteği sağlanacak?

Merkez Bankası faiz oranlarında düzenleme yaparak oranı % 0.1’e düşürdü. Alınacak kredi tutarının %80’ine hükümet garantör olacak ve ilk 6 ay için faiz ödemesi alınmayacak. Bu konuda doğan kredi ihtiyacının salgın ile ilişkisinin kurulduğu durumda ECAA memurlarının kredi ihtiyacını tolere edeceği kanaatindeyiz.

Her ne kadar Ankara Anlaşmalı firmaların vizenin uzatımı için yeterli karlılığı başarması beklense de global olarak finansal ve ekonomik yapıların durma aşamasına geldiği bir süreçte, göçmenlerin işletme kredilerine ihtiyaç duyup bunlara başvurması da tolere edilecektir. Göçmenlik Hukuku Uzmanımız Nusra Şahin, bu durumun vize başvurusunun otomatik reddine yol açmayacağını düşündüğünü, neden alındığı ve nasıl kullanıldığının önemli olacağını, ancak iyi açıklanıp analiz edilmesi gerektiğini belirtiyor.

-İşletme sahibiyim ve ‘Business rate’ ödemesinden muafiyet için yararlanabilir miyim?

İngiltere merkezli olan ve fiziksel iş yeri sahibi kişiler Nisan 2020 – Nisan 2021 periyodu boyunca yıllık ödedikleri ‘Business Rates’ ödemelerinden muaf olacaklardır.

Bu kapsama restoran, eğlence sektöründeki işletmeler, mağazalar, kafeler, sinemalar girmektedir, belki daha fazla sektör eklenebilir. Aşağıdaki linkten gelişmeleri takip ederek, güncel bilgileri alabilirsiniz. Muafiyet için bir başvuru yapılması gerekmeyecek, belediyeler yeni dönem faturalarını bu desteğe paralel olarak düzenleyerek işletmelere gönderecek.

-Hibe desteği alabilecek miyim, bunun için ne yapmalıyım?

Bu da fiziksel mekandan faaliyet gösteren işletme sahipleri için. Kira değeri £12,000 altında olan işletmeler için £10,000, kira değeri £15,000 ile £51,000 arasında olan tüm restoran, market ve eğlence mekanlarına £25,000’a kadar hibe desteği verilecek. Sağlanacak yardım ve yardıma uygunluğun değerlendirilmesi için, firma sahiplerinin belediyeler ile irtibata geçmesi gerekecek.

Düzenlemeleri ve yapılan açıklamaları değiştikçe yakından takip ediyoruz. Bilgi paylaşımlarımız güncel bilgiler geldikçe devem edecektir. Sizler de bu süreçteki gelişmeleri yakından takip etmek isterseniz aşağıdaki linkten yararlanabilirsiniz.

https://www.gov.uk/government/publications/guidance-to-employers-and-businesses-about-covid-19/covid-19-support-for-businesses
0

Blog

Brexit referandumu öncesinde, sonrasında ve seçimlerde gündemi sürekli meşgul eden göç konusu ile ilgili Birleşik Krallık’ın planı resmi kaynaklarca ilk kez doğrulandı. Bugün (19 Şubat 2020) içerisinde İçişleri Bakanı Priti Patel’in açıklamaları ile yayınlanan içeriğe göre Brexit geçiş dönemi sonunda (1 Ocak 2021 itibariyle) yürürlüğe girecek göç sistemi açıklandı.

Daha önce de tahmin edildiği üzere mevcut sistemin yerini puan bazlı sistem (Points-Based System) alacak. Peki bunun pratikte anlamı nedir? Öncelikle mevcut sistemden neler gidecek inceleyelim.

En önemli konu Avrupa Birliği ile yapılan bütün serbest hareket anlaşmalarının tarihe gömülecek olması. Avrupa Birliği vatandaşlarının Birleşik Krallık’a serbestçe gelip çalışmalarına, yaşamalarına ve iş kurmalarına artık imkan verilmeyecek.

Ek olarak, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği anlaşmaları dolayısıyla uygulamakta olduğu üçüncü ülkelerle olan geçerli imtiyaz anlaşmaları da sonlanacak. Bu anlaşmalardan en önemli ve aktif uygulananı Türkiye ile yapılmış olan Ankara Anlaşması. Bu süreç sonunda Ankara Anlaşması (ECAA) üzerinden yapılan ilk başvuru hakkı da tarihin tozlu sayfalarındaki yerini alacak. Halihazırda Ankara Anlaşması ile Birleşik Krallık’a yerleşmiş kişilerin oturumlarını uzatma ve süresiz oturum alma hakları ise devam edecek. Benzer bir anlaşma ise yürürlüğe girmeyecek.

Bundan yapabileceğimiz çıkarım şudur: Birleşik Krallık tüm ülkelere aynı mesafede, imtiyaz tanımayan yeni bir sistem yürürlüğe koyuyor. Avrupa Birliği ülkeleri ya da Türkiye gibi çalışma ve oturum hakları açısından imtiyaz sahibi ülkeler ayrıcalıklarını kaybediyor.

Mevcut “Tier” sistemindeki uygulamalar da büyük ölçüde değişiyor. Yeni kategorilerde göze çarpan en önemli iki konu Points-Based Immigration (Puana Dayalı Göçmenlik) ve Global Talent Scheme (Global Yetenek Kategorisi).

Puana Dayalı Sponsorlu Göçmenlik

Points-Based Immigration şu an yürürlükte olan Tier 2 General kurallarının değiştirilmesi ile oluşturuluyor. UKVI kotaları kaldırılıyor ve işverenin Resident Labour Market Test diye adlandırılan işçiyi önce içerideki kaynaklarda arayıp bulamadığını kanıtlama mecburiyeti kalkıyor. MAC’in tavsiyesi üzerine bir iş teklifinde beklenen alt maaş sınırı £25,600 olarak belirlendi. Başvuracak kişinin eğitimi, İngilizce seviyesi, işverenden verilen iş teklifi, bu iş teklifinin niteliği dikkate alınarak 70 puanlık bir skor’a ulaşması gerekecek.

Yabancı çalışanları ise almak isteyen şirketlerin sponsorluk koşulları rahatlatıldı ve çalıştırabilecekleri işçi sayısı kotaları kalktı. Peki sistem pratikte nasıl işleyecek?

Birleşik Krallık’ta çalışmak isteyen yabancı ülke vatandaşları artık 70 puan toplamak zorundalar.

– Sponsorluk verebilen bir şirketten iş teklifi 20 PUAN
– Göçmenin eğitimine uygun iş tanımı 20 PUAN
– İngilizce yeterliliği 10 PUAN
– Maaş seviyesi (£25,600 ve yukarısı) 20 PUAN
– Maaş seviyesi (£23,040 – £25,600) 10 PUAN
– Maaş seviyesi (£23,040 ve altı) 00 PUAN
– Yetersiz Meslek Listesi dahili bir iş 20 PUAN
– İşle alakalı konuda doktora sahibi olmak 10 PUAN
– Teknoloji ve bilim alanında alakalı konuda doktora 20 PUAN

Görüldüğü üzere akademik ve profesyonel niteliklerin öne çıktığı bir sistem 2021 itibarıyla yürürlükte olacak. Maaş seviyesi düşük olduğu takdirde alanda doktora yapmış olmak ya da tanımlanan işin Shortage Occupation List, yani devletin belirlediği ve işgücüne ihtiyaç duyulan alanda bir iş olması gerekli. Bu niteliklerden bazıları zorunlu iken bazıları başka niteliklerle değişimli olarak gerekli skor’a ulaşmak üzere hesaba katılabiliyor olacak. Özellikle Doktora sahibi kişiler, STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) alanlarından profesyoneller, mesleği ülkede yetersizliği tespit edilmiş meslekler listesi içinde yer alıyor olanlar, daha avantajlı olacaklar.

Global Yetenek Kategorisi

Global Talent Scheme (Global Yetenek Kategorisi) ise alanında başarılı bilim adamları ve profesyonellerin Birleşik Krallık’a herhangi bir iş teklifi olmadan yerleşmesinin önünü açmakta. STEM (Science Technology Engineering and Mathematics) yani bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanında başarılı olan ve yine puan kriterlerini dolduran, akademik olarak yeterli olan ve Birleşik Krallık’taki bir enstitüden (endorser) tavsiye edilen kişiler Birleşik Krallık’a bir iş teklifi almadan yerleşebilecekler. Bu kategoride yeni düzenlemeler ve eklemeler yapılacağı da bildirildi.

Yeni sistemde artık Birleşik Krallık iş teklifi ile ülkeye gelmek isteyenler için kuralları rahatlatmış oldu. Ancak düşük yetenek profilinde olanlar için bir açık yol bırakılmadı. Ziraat, inşaat, hizmet endüstrisinde ve üretim ağlarında çalışan düşük yetenek profilinden işçiler için düzenlemeler olmayacak.

0




Brexit ile yeni bir boyuta geçen ve taşıdığınız pasaportu gözetmeksizin, adil bir göç sistemi sunmayı hedefleyen İngiltere Puan Tabanlı Göçmenlik Yasası’nın ne zaman yürürlüğe gireceği konusu epeyi bir süredir gündem konusuydu.

Kaynağı kesin olmayan bilgiye göre İçişleri Bakanı Priti Patel kabinede yer alanlara, Başbakan Boris Johnson’ın da vadettiği üzere, Avustralya’da yer alan göç sistemine benzer bir sistem uygulanması gerektiğini ve bu sistemin yıl sonundan önce uygulanmaya geçirileceğini belirtti. Bu da akıllara birçok soruyu getiriyor. Yeni kurulacak olan puan tabanlı göç sistemi Brexit dönemi sonunda yürürlükte olabilecek. Bu sistem ile yeni göçmenlerin önceden belirlenmiş kategorilerdeki beceri ve birikimlerine göre bir minimum puan almaları gerekiyor.


Hedefin, bir ön-eleme sistemiyle vasıfsız göçmenlerin girişini engellerken dünya genelinden pek çok alandaki cevherlerin de ilgisini çekmek olduğu belirtiliyor. Yeni sistemin her ne kadar ülkede var olan vasıfsız göçmenleri pek etkileyeceğini düşünmesek de uzun vadede Birleşik Krallık’ta yaşamayı hayal eden potansiyel göçmenleri de kötü yönde etkileyeceği aşikâr. Bunun yanında puan bazlı sistemin kalifiye göçmenlerin ülkeye alınması noktasında uzun vadede daha sağlıklı bir karar olduğu da inkâr edilemez. Yeni sistem halihazırda Avustralya ve Kanada gibi pek çok ülkede uygulanıyor. Puan sisteminde başvuru yapan göçmenler eğitim, dil ve becerilerine göre puan alıyor ve puan sınırını aşan göçmenlere başvurma hakkı veriliyor. Bu sistemi Birleşik Krallık hükümetinin kontrolsüz göç dalgalarına karşı aldığı bir önlem olarak görebiliriz.

Bir diğer konu da Priti Patel’in puan sistemli yeni göçmenlik yasasını 2 yıl içerisinde değil de Brexit geçiş dönemi sonuna kadar yürürlüğe sokacaklarını söylemesi oldu. Özellikle de kabine ve devlet kurumlarında yer alan kişiler çoğu yürürlükte olan sistemin bozulacağını dile getirdi. Sağlık sisteminden ekonomiye kadar birçok alan ciddi değişikliklere maruz kalacak. Priti Patel’in açıkladığı bu karar yalnızca birden ortaya çıkacak ciddi bir iş gücü açığının habercisi olmakla kalmıyor, planlanan zaman çerçevesinin de önüne geçmenin hedeflendiği yeni son tarih pek çok uzman, hukukçu ve devlet erkanının kafasında sistemin yetiştirilmek adına baştan savma sunulacağı endişesini de akıllara getiriyor.


Tüm bunların yanı sıra Londra’da gerçekleşen İngiltere-Afrika zirvesinde konuşmaları ile dikkat çeken Başbakan Boris Johnson’ın ifadeleri de yine yeni dönemde getirilmesi planlanan sistemin insanları pasaportlardan üstte değerlendireceği şeklindeydi. Siyaset, din, ırk, millet gibi kavramların bir kenara bırakılıp sadece insan vasıflarının önemli olduğu bu yeni sistemin doğru uygulandığında ülkeyi daha iyi bir duruma getireceği kanaati de gerek basında gerek sosyal medyada oldukça popüler.


Yeni göçmenlik sistemi Ankara Anlaşması kapsamında İngiltere’de olan Türklerin uzatma ve süresiz oturum başvurularını etkilemeyecek. Puan tabanlı göçmenlik yasasının kargaşa ve belirsizliklere yol açacağı görüşündeyiz. Çünkü yıllardır süregelen mevcut sistemin kısa sürede değiştirilmesi hem göçmenleri hem de ülke ekonomisini dengesizleştirecek, sağlıksız yönde etkileyecektir.

Brexit dönemi ile ilgili tüm gelişmeleri sitemizden takip edebilirsiniz. Bu süreçte müvekkillerimizin ve diğer göçmenlerin nasıl etkileneceği hakkında bilgileri güncel olarak paylaşmaya hem sitemizden hem de sosyal medya hesaplarımızdan devam edeceğiz.

0

Ankara Anlaşması, Blog
Boris Johnson’ın teoride EU komisyonu ile hemfikir olduğu anlaşma “Yeni Brexit Anlaşması” diye nitelenebilir, çünkü eski başbakan Theresa May’in geçtiğimiz Bahar ve Yaz aylarında, istifasından önce parlamentoya onaylatmaya çalıştığı anlaşmadan farklı. Yeni Brexit Anlaşması Kuzey İrlanda sorununa bir çözüm önerisi getiriyor, ancak bu gene de ülkeyi bölünmeye götürecek denli kargaşaya yol açtı. Kuzey İrlanda ve İskoçya kararlı bir şekilde anlaşmaya ve Brexit’e karşı duruyor. Gelinen noktada halktan Brexit’i isteyenlerin ciddi şekilde azaldığı kanısı yaygın, ancak ikinci referandum parlamentoda gündeme gelmiyor. Hükümetin ve muhalefetin referandumu halkın iradesinin gerçek sonucu olarak görmeye yönelik bir kanaati var. Her ne kadar bu referandumun finansmanı şaibeli ise de ve yanlış yönlendirici bilgilerle dolu kampanyalarla yürütülmüşse de gene de bu konudaki kanaat değişmedi. Cumartesi günkü oturumda ne Yeni Brexit Anlaşması ne de İkinci Referandum seçeneği oylandı. Dışarıdan gözlemleyenler olarak aslında Birleşik Krallık’ın bürokratik süreçler ile bir demokrasi mücadelesine girişmiş olduğunu görebiliyoruz. Boris Johnson’ın yasa olarak onaylanmış Benn’s Act’e rağmen “Uzatma istemektense bir hendekte ölürüm.” tarzındaki arabesk söylemleri halkı tedirgin etmişti. Benn’s Act “yaptım oldu” tarzı bir tutumu engelleyen ve Birleşik Krallık’ı hesapsız kitapsız bir anlaşmasız çıkıştan koruyan bir yasa olarak büyük işlev gördü.

Ardından Cumartesi günü “Letwin’s Act” yasası oylandı ve 16 oy gibi bir fark ile kabul edildi. Bu yasa da Yeni Brexit Anlaşması’nın incelenip ülke mevzuat, kanun ve kurallarına nasıl uygulanacağına ilişkin tasarılar ortaya çıkmadan oylamaya sunulmasını engelledi. Bu da Birleşik Krallık için bürokratik demokrasi mücadelesinin ikinci kalesi oldu. Bu yasanın onaylanması Yeni Brexit Anlaşması’nın 19 Ekim günü oylanmasının önünü kesti.

Sonuç olarak bu hafta ve gelecek hafta Yeni Brexit Anlaşması’ndaki prensiplerin ülkeye adapte edilebilirliği oylamalarla ele alınacak, detayları incelenecek.

Bütün bunlar olurken Benn’s Act kapsamında Boris Johnson, Brüksel’e uzatma isteğini göndermek zorunda kaldı. Ancak bunu yaparken de kendi kişisel duruşunu ek bir mektup halinde ulaştırdı. İmzasız bir mektup ile 31 Ocak 2020’ye kadar uzatma isterken, imzalı kişisel mektubunda aslında şahsen uzatmanın taraftarı olmadığı ve iki tarafa yıpratıcı etkiler yapacağına inandığını dile getirdi. Bu da hali hazırda ülkede hoşnutsuzluk yaratıyor. Ancak uzatma isteği değerlendirmeye alındı. Uzatmaya kesin gözüyle bakıyoruz.

Ankara Anlaşması alanında uzmanlaşan bir göçmenlik firması olarak Brexit gündemini detaylı şekilde takip ediyoruz. İlk başvuruya hazırlananlar 31 Ocak 2020’yi bir sonraki deadline olarak dikkate alabilir. Başvurusunu yapmış ve beklemede olanların, politik düzlemdeki kargaşanın kendi vizelerinde soruna yol açacağı konusunda kaygılanmalarına gerek yok. Sonuçlar ilgili mevzuata göre değerlendirilerek bizlere ve sizlere bildirilecektir. Ankara Anlaşması kapsamında İngiltere vizesini almış olanlar da Brexit ardından haklarını kaybetmeyeceklerini Brexit Departmanı tarafından yayınlanan açıklama ile öğrenmişti. Bu konuda da herhangi bir geri adım ön görmüyoruz.

Brexit sürecinde sizleri ilgilendiren bilgileri adım adım sosyal medyamızdan paylaşmaya gayret ettik. Hem yazılarımız hem videolarımızla güncel bilgi sunmaya devam edeceğiz.
0

Boris Johnson partisinin başına geçtiğin den beri ikinci adamı Dominic Cummings ile birlikte Birleşik Krallık’ı Avrupa Birliği’nden çıkartmak için büyük bir çaba sarf etmeye başladı. Bu çabaları ifade etmekten de hiç geri kalmadılar. En korkutucu açıklamaları ise 31 Ekim’de çıkışın kesinlikle gerçekleşeceği için her yolun deneneceğinin ifadesi oldu.

 

Fiziğin temel prensiplerinden olan etki-tepki politikada da geçerli bir kanundur. Nitekim Boris Johnson ve Dominic Cummings’in açıklamalarının ardından parlamentodaki diğer partiler ve Muhafazakar Parti içinde no-deal, yani Avrupa Birliği’nden anlaşmasız çıkışa karşı olanlar bu durumu engellemeye çalışacaklarını açıkladılar. Parlamentodaki çoğunluğu sadece 1 (yazıyla bir) olan Muhafazakar hükümetin düşmesi için bir güvenoyu oylaması yaparak hükümeti düşürmek için ilk adımlar atıldı.



Eylül başında gerçekleşmesi beklenen oylamadan hükümetin güvenoyu alması beklenmiyor. Hükümetin düşmesinin ardından iki hafta içerisinde alternatif bir hükümet kurulamazsa erken seçim otomatik olarak tetikleniyor. İşçi partisi, Liberal demokratlar ve Muhafazakar küskünler arasında geçici bir hükümet kurulması isteniyor, ancak anlaşma zemini bir türlü sağlanamıyor.

 

Bu sebeplerden erken seçimin yapılacağını öngörmek mümkün. Erken seçimin yapılması için yasal minimum süre, erken seçim kararından 5 hafta sonra. Yani parlamento açıldıktan, güvenoyu oylaması yapıldıktan ve 2 hafta hükümet kurulması beklendikten sonra eğer seçim tetiklenirse, en erken tarih 28 Ekim, yani Brexit için belirlenen tarihten 3 gün önce.

 

Boris Johnson bir genel seçimin Brexit’e engel olmayacağını söylese de parlamentodaki no-deal muhalifi çoğunluk gerekli yasaları geçirerek no-deal’in önüne set yasal bir set çekmeyi öngörüyorlar. Hatta ve hatta, gerekirse Kraliçe’nin duruma müdahale ettirilmesi gündemde.

 

Ne olursa olsun, no-deal riski su ana kadar hiç bu kadar yüksek olmamıştı. Birleşik Krallık’ın ve Birleşik Krallık’a göçmek isteyen Türk vatandaşlarının gelecekleri ise belirsizliklerle dolu. Avrupa Birliği’nden çıkan bir Birleşik Krallık’ın Türkiye ile AB anlaşmaları temelinde yürüttüğü Ankara Anlaşması bir anda yürürlükten kalkacaktır. Brexit için belirlenen 31 Ekim 2019’a kadar olan Ankara Anlaşması başvuruları geçerli kabul edilecek ancak bu tarihten sonraki başvurular geçersiz sayılacaktır.

0

Ingiltere’de yasamak isteyen, ya da yasayan Turk vatandaslari icin Boris Johnson ya da Jeremy Hunt gibi isimler sadece halkin sectigi politikacilar ve mecliste kararlar alan bir butunun parcalari olarak dusunulmesi gereken isimlerdi.

 

Gunumuzde ise bu konu cok farkli bir duzleme tasindi. 2016’da yapilan referandumla Avrupa Birligi’nden ayrilmaya karar veren Birlesik Krallik icin birlikten ayrilma zamani Mart 2019’du. Simdi bu sure uzadi ve gundemi gereginden fazla mesgul etmeye basladi.

 

Toplumla ilgili kararlar vererek kamu yararina olumlu etki edecek yasal duzenlemeleri gerceklestirmesi gereken kisiler ve kurumlar, siyasi hesaplar icin Brexit uzerinden siyaset yapmaya basladilar. Ulke sadece Brexit’in getirdigi/getirecegi problemler ve burokratik yukten dolayi degil, bu ilgisizlik sebebiyle de ekonomik ve sosyal zorluklar yasamaya basladi.

 

Insanlar detaylara odaklandiginda gercek problemleri unutmaya basliyor. Ornegin, devletler ve uluslararasi kuruluslar, gucu elinde bulunduran ve yaptirim gucu sahibi olan yapilar hizla cokus yasayan dunya ekosistemi ve kuresel isinma problemlerine mikro duzeyde mudahale etmeye calisiyorlar. Kisiler ve kurumlarin burokrasisinde kaybolan cozumler surekli buyuyen tehlikeyi engellemekte etkisiz kaliyor.



Ayni sekilde, Ingiliz politikasinda buyuyen sorunlar simdi de Muhafazakar (Tory) Parti’nin yani Theresa May’den sonra gelecek Ingiltere basbakaninin secilmesi konusuna indirgendi. Daha iki uc ay once parlementoda onlarca kombinasyonu denenen cozumlerin etkisizligi unutulmus, simdi ayni senaryoyu ve caresizligi Boris Jonhson’in mi yoksa Jeremy Hunt’un liderliginde mi tekrar yasayacagini secmek Ingiltere’nin gundemi. Iki aday da yeni cozumler uretmeden bos vaatlerle kararsiz bir parlementonun kararli cozumsuzlugune dogru istekli bir sekilde kampanyalarini devam ettiriyor.

 

Boris Johnson’in kiz arkadasiyla yasadigi tartisma ya da Hunt’in ‘Eylul’e kadar planim parlamentodan gecmezse No-Deal’a karar veririz’ demeci gibi mikro konular gundemi mesgul ediyor. Kimsenin aklina Boris Johnson’in 2016’da yuruttugu kampanyada NHS ile ilgili soylenen yalanlari desteklemesi ya da no-deal halinde ulkeye girisi saglanamayacak tibbi malzeme ya da gidalarin yol acacagi ivedi sorunlar gelmiyor. Avrupa Birligi ve Avrupa Birligi yasalari uzerinden iliskilerini yuruttugu ucuncu ulkelerle Ingiltere’nin iliskileri nasil duzenlenecek ve bu ulkelerin vatandaslarinin haklari ne olacak sorulari da halen askida.

 

Klise bir laf vardir, dogru cevaplari almak icin dogru sorulari sormak gerekir. Su an Ingiltere’de politikacilar ve medya bunu yapmiyor. Ingiltere’deki Turk toplulugu ve vize basvurulari ile buraya goc etmeye hazirlanan Turk vatandaslari icin soru isaretleri ve belirsiz atmosfer ic karartici. Belirsizlik en kotu senaryodan bile daha urkutucu olabiliyor bu durumlarda. Ozellikle Brexit’e kalan sure bu kadar kisa iken.

0

WhatsApp chat